12 Eylül 2015 - 15:20
İmam Hamaney var gücüyle ABD'nin İran'a sızma yollarını kesti

Amerika’nın İŞİD’in kökünü kazıyacağı şeklindeki iddiasının bir aldatmacadan ibaret olduğunu belirten Tahran Cuma İmamı, şöyle konuştu: Suudi Arabistan yöneticileri Kuran okusunlar ve Yemen’i kan gölüne çevirmesinler.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Tahran’ın geçici Cuma İmamı Ayetullah Muhammed Ali Muvahhidi Kirmani, bu günkü Cuma hutbesinde şu açıklamalara yer verdi: Nükleer müzakere timinin gereken dikkati ve özeni göstererek siyasi takvaya sahip olur ve kendi fiiliyatına dikkat edip lazım olduğu kadar düşünmeleri halinde, Rabbimizin gaybi inayetlerine mazhar olmaları konusunda emin olabilirler.

Eğer yüce bir mertebeye, değerli bir şeye varmak niyetinde iseniz ve bir girişimde bulunarak ülkeyi Amerika’nın boğazından çıkarıp kendinizi Amerika’nın köleliğinden kurtararak izzetli ve hakim güç olacaksanız ve adınız anıldığında Amerika’nın korkudan titrediği bir aşamaya gelmeyi istiyorsanız, bunun yegane yolu Allah’a ve O’nun vadelerine iman etmektir.

Ayetullah Muvahhidi Kirmani, şöyle devam etti: Eğer İslam İnkılabı Rehberi, bu şekilde istikbara ve Amerika’ya karşı durmuşsa, Allah’a ve O’nun vadelerine olan imanı sayesindedir, insanı muvaffak kılan ve zafere taşıyan işte bu imandır.

Ayetullah Kirmani, şunları söyledi: Önümüzdeki hafta başlayan Zilhicce ayında, maddi şeylerden uzaklaşıp maneviyata yakınlaşarak manevi bir hal almaya gayret etmeliyiz. Geçtiğimiz haftada 17 Eylülü geride bıraktık, o gün iki yüzlü bir madalyon gibiydi; bir tarafta Şah’ın cinayetleri ve katliamları vardı, bütün bu katliamlar Amerika’nın emriyle ve uşağı Şah’ın eliyle ülkede yaşanıyordu, Amerika’nın cinayetlerini unutmamak gerekir; madalyonun diğer tarafında ise övgüyü hak eden halkın direnişi, fedakarlığı ve şehitperverliği vardı.

Tahran’ın geçici Cuma hatibi, konuşmasının diğer bir bölümünde şunları tasrih etti: Zilhiccenin ilki, Emiru-l Müminin (a)’ın Hz. Zehra ile evlilik yıldönümüdür; evlilik, saatlerce ve belki de günlerce hakkında konuşmamız gereken çok önemli bir meseledir. Peygamberimiz (s.a.a) izdivacı tavsiye etmişlerdi. Evlilik isteyen iki taraf, eş seçme noktasında İslam ve imanı ölçü almaları gerekir, zevceyn inkılabi olmalı ve birbirinin şartlarını kavramalı, birbirine haksızlık yapmaktan kaçınmalılar. Bunlar, geçerli olan ölçülerdir, maalesef çoğu kimse var ki eş seçimi yaparken başka hususları ölçü alabiliyor, örneğin sadece zahiri güzelliği veya tarafın servetini kriter olarak ele almaktalar ki doğru değildir. Bu nedenlerden dolayı ülkemizde boşanma oranı yükselmiştir. Bir hayatın temeli maddiyat olursa, en ufak bir tatsızlığın yaşanmasıyla çözülmeye başlar. Bir süre önce basında çıkan bir habere göre, ülkemizde günde 500 boşanma olayı yaşanmaktadır, yani her dört izdivaçtan biri boşanmayla sonuçlanmaktadır. Maddiyat ve dünyevi hazlar yaşantıların esası ve kriteri haline geldiğinden dolayı, bu hazların bir zerre tehlikeye düşmesi halinde boşanma durumu meydana gelmektedir, üstelik iki tarafın onayı ile gerçekleşmektedir ki oldukça ilginç bir meseledir.

Tahran’ın geçici Cuma hatibi, konuşmasının devamında şu hatırlatmada bulundu: İki tarafın onayına dayalı boşanmada en fazla hakkı zayi edilen taraf, bayan taraftır. Eşler kendilerini heves gütmekten ve sabırsızlıktan uzak tutmaları gerekir, kendi keyiflerine aykırı bir durum olur olmaz hemen boşanmaya baş vurmamalılar, hayat bu mu? Hilim ve sabrın yeri yok mu?

Arabistan’ın Yemen’de işlediği cinayetlere de değinen Tahran Cuma İmamı, “Dünya Müslümanlarının ve bütün özgür insanların kalpleri, Yemen halkı üzerinde uygulanan katliamlardan dolayı yarı almıştır ve iltiyam bulmayan bu yara giderek derinleşmektedir. Suudi Arabistan’ı yöneten rejim, Beytu-l Haramın ziyaretçilerine Kuran okumayı tavsiye ederler, bende buradan Suudi Arabistan yöneticilerine “Sizler de Kuran okuyun” önerisinde bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

Ayetullah Muvehhidi Kirmani, devamla, “Bu günlerde Irak ve Suriye halkının kaçışıyla ilgili yürek burkan sahneler televizyonda görüntülenmektedir, bu mazlum insanlar evlerini barklarını habis İŞİD’in zulümlerinden dolayı bırakmakta ve yürekleri ağızlarına gelmiştir, insan haklarından dem vuranlar nerde? Niye sesleri çıkmıyor, özellikle de İslam’dan dem vuranlar nerde? Yüzleri karadır onların!

Amerika, koalisyon kurduğu ülkelerle birlikte İŞİD’in kökünü kazmak istediklerini iddia ediyor ama yalan söylüyor, Amerika dilediği yerde İŞİD’i kullanmak istiyor, İŞİD’in yok olmasını istemiyor ve diğer bir deyişle, İŞİD’i idare etme peşindedir, bu ülkede katliam yapabilirsin ama şu ülkeye girme iznin yoktur, demeye getiriyor! Amerika İŞİD’in kalmasından yanadır ve ‘İŞİD’i yok edeceğim’ derken yalan söylüyor.

Tahran Cuma İmamı, sözlerini şöyle sürdürdü: Medya’dan takip ettiniz gibi Siyonist İsrail başbakanı Natanyahu, İngiltere’ye davet edilmişti ama özgürlük yanlısı İngiltere halkının şu sloganıyla karşılaşmıştı: “Ey katil! İşlediğin savaş suçlarından dolayı yargılanman gerekir ve sen eli kanlı bir savaş suçlususun”.  Bana ulaşan bilgiye göre, işlediği savaş suçundan dolayı bu caninin yargılanması istemiyle İngiltere’de 103 bin imza toplanmıştır. Dolaysıyla, “Kahrolsun İsrail” sloganını içtenlikle   haykırmalıyız.

Bu temelde nükleer anlaşmaya değinen Ayetullah Kirmani, “Mutabakatın muhalifleri de muvafıkları da çoktur, ancak yasal aşamaları İran’da ve ABD’de hayata geçirilmelidir. Yolun ortasında olduğumuz bu zaman diliminde, gerçekten bir takim başarıları elde etmiş bulunuyoruz, dünyanın 6 süper gücü İran’ın başarısını itiraf etmek zorunda kaldılar” vurgusunda bulundu.

Ayetullah Kirmani, şunları belirtti: Küresel güçler, İran’ın nükleer teknolojisinde 19 bin santrifüjün dönmesine katlanmak zorunda kaldılar, İran İslam Cumhuriyetinin nükleer endüstrisinin gelişmesi ve araştırmaların hepsini mecburen kabul ettiler. Bu konu, elde etmeyelim diye onların yılarca çaba sarf ettiği bir şeydir ama İslam İnkılabı Rehberinin dahiyane rehberliği, milletin direnişi ve nükleer bilim adamlarının gayretleri sayesinde bu başarıyı elde edebildik.

Konuşmasının devamında nükleer şehitlerin değerli yüce ruhuna selam eden Ayetullah Muvahhidi Kirmani,  şöyle konuştu: İslami Şura Meclisi mutabakatı inceleme halinde ve dikkatle de inceliyor ki takdir edilmelidir. Fakat şunu söylemeliyim ki Amerika’yı iyi tanımamız gerekir, bu günün Amerika’sı dünün eli kanlı Amerika’sıdır, İslam olan düşmanlığı, İslam düşmanlarına verdiği destek ve zorbalığı, tasallut kurma isteği ve kibirli konuşması hala yerinde duruyor, Amerika hiç değişmiş olan eski Amerika’dır.

Ayetullah Kirmani, sözlerini şöyle sürdürdü: Bakın, daha nükleer anlaşma nihai aşamasına henüz varmamışken bazı açıklamaları yapmaya başladılar, İslam İnkılabı Rehberi de Amerikan yetkililerinin bu açıklamalarını eleştirdi. Amerikalı yetkililer, “İran karşıtı yaptırımların çerçevesi korunacak, yaptırımlar askıya alınabilir ama iptal edilemez, yaptırımlar geri dönebilir” ya da “İranlılar farklı bir iş yapmaları gerekir” diyorlar. Her halde İslam’dan ve izzetten el çeksinler, demeye getiriyorlar. Keza Amerikalılar, “İran rejiminin kimliği değişmelidir” diyorlar. Yani zalimle, hırsızla uzlaşıp zora teslim olmalıyız, demek istiyorlar; fakat Amerika hiçbir halt yapmayacaktır, İran İslam Cumhuriyeti hüseyni şiara sahiptir ve sürekli “heyhat min’el-zille” sloganını haykırmıştır.

Tahran Cuma İmamı, devamla şöyle dedi: Bizde mütekabilen Amerika’ya diyoruz ki eğer sizler yaptırımları iptal etmek yerine askıya alırsanız, bu durunda İran İslam Cumhuriyeti de -ki nükleer anlaşmada santrifüjlerin sökülmesini kabul etmişti- bunu yapmayacaktır ve sadece nükleer faaliyetlerini askıya alacaktır. Amerikalılara diyoruz ki İranlılar, farklı bir iş yapmaları bir yana, size rağmen devrimci hareketlerine daha fazla ivme kazandıracaklar ve İran’da değişmeyecektir, aksine bütün salabetiyle ayakta duracaktır, gücünü Allah’tan bir yönetim kalıcıdır.

“Yok olmaya mahkum olan, zalim Siyonist rejimdir; Allah’ın izniyle fazlada uzak olmayan bir süre içinde Siyonistlerin yok olup gittiğine şahit olacağız” vurgusunda bulunan Ayetullah Kirmani, şunları söyledi: Dünya ve Parlamento vekilleri bilsinler ki Amerika, İran’a nüfuz edip müptezel kültürünü, istediği ekonomiyi, İran ve İslam karşıtı politikasını gülümsemeler arkasında hayata geçirebilmesi için İran’la ilişkilerin normalleşme arzusunu bile düşlemektedir. Amerika’nın gülücüklerine kanmayalım, Amerika gülücüklerin arkasına saklanarak İslam’la düşmanlığını sürdürüyor, ama şundan gafildir ki İran’ın şaşmaz Rehberi var gücüyle bütün sızma yollarını kesmiş ve ona bağlı olan halk da “Kahrolsun Amerika” şiarıyla Amerika ve müttefiklerini karşılayacaktır.

Ayetullah Kirmani, şunları belirtti: Amerika, İran’ın bebek katili, eli kanlı, cellat ve gasıp Siyonist İsrail’le ilişkilerinin normalleşme arzusunu dahi tahayyül etmekte, hatta İran tarafından Siyonist rejimin resmen tanınmasını beklemektedir. Elbette ki bu arzuları kendisiyle mezara götürecektir, Amerika İran’da fesat kültürünü icat etmenin peşinde, fehşa ve münkeratı, sapkınlığı, ahlaki olarak dibe vurmuşluğu, uydu üzerinden seks filmlerini ve müptezel internet sahnelerini ülkede yaymayı istemektedir. İran’ı ikinci bir Endülüs’e çevirmek istiyorlar ama Allah’ın izniyle bu arzuyu da kendileriyle mezara götüreceklerdir.

Ayetullah Kirmani, son olarak şu uyarıda bulundu: Amerika bilmeli ki bu günün İran’ı, Amerika’nın hakim olduğu dünkü Şah’ın İran’ı değildir. Amerika bu gün, değil sadece kendi halkının belki dünyanın özgürlük yanlısı halklarının desteğini de arkasında bulunduran muktedir, güçlü, üstün savuma teçhizatları ve silahlarıyla mücehhez bir İran’la karşı karşıyadır. Amerika halkın öfkesini üzerine çekmek istemiyorsa İran’a ve öz İslam kültürüne saygılı olmalıdır.